'Yeni Yıla Haramla Girmeyelim'

Yeniden Refah Partisi Sungurlu İlçe Başkanı Serkan Uzunkaya, 'Yeni yıla haramla girmeyelim' dedi.

Uzunkaya yaptığı açıklamada, "Bugün fetih ruhuna muhtaç bir haldeyiz. İnsanımız her yönü ile fethe muhtaç. Genç nesil fetih bekliyor. Mekke’nin fethinden sonra fetih durmamış, bugüne kadar devam etmiştir ve devam ettirilmek durumundadır. 31 Aralık, 1 Ocak gecesi hıristiyanlarca İsa (a.s)’ın doğum günü olarak kutlanmaktadır. Yılbaşı gecesi, aslında sıradan bir gecedir. Müslümanlar için bir anlam ifade etmez. Hal böyle iken yılbaşı gecesi, toplumsal bir isyan ve çılgınlık gecesi haline getirilmiştir. Aynı zamanda iğrenç bir yabancılaşma sergimenmektedir. Yılbaşı kutlama durumunda olan her insan kendi kendine sormalıdır: “Ben hıristiyan mıyım, müslüman mıyım?” diye. Bu soruya cevap aramalıdır. Hangisine benzediğine bakmalıdır. Hıristiyanlar bize ait hiçbir bayramı, kutsal günü ve geceyi kutlamazken, biz şuursuzca, kendimizi inkâr edercesine, hıristiyan gibi yılbaşını kutlarsak, bu bizim açımızdan doğru olur mu ? Yılbaşı denince akla güzel şeyler mi geliyor, kötü şeyler mi geliyor? Akla gelen şeyler şunlar değil mi? – Çam kesmek, – Çılgınlıklar, – İçki tüketimi, fuhuş, – Kayıplara neden olan, hayat boyu üzüntü verecek anlık zevkler, – Yuva yıkan, maddî kayıplara neden olan kumar, –Hasta eden piyango, – Çılgınca israf ve ülkemize ağır fatura… Bunların hangisi olumludur? Hangisinin ne gibi bir faydası vardır? Ayrıca İsa peygamberin doğum günü böyle mi kutlanır? İçki ile, kumarla ve fuhuşla mı kutlanır? İsa Peygamber bunları mı getirmiş, bunları mı emretmiştir? Bir müslümanın yılbaşını bu şekilde kutlaması asla uygun değildir. Yılbaşının Bizim İçin Önemi yoktur. Yılbaşının takvim başlangıcı olmaktan başka biz müslümanlar için ne önemi olabilir? Bizim için yılbaşı, muhasebe gecesi olmalıdır. Bir yıl boyunca ben ne yaptım? Kâr mı ettim, zarar mı? Hayır kapısını mı çaldım, şer kapısını mı? Hayra mı vesile oldum, şerre mi? Geçen 365 gün pişmanlık vesilesi mi olacak? Önümdeki bir yıl, 365 günü nasıl geçirmeliyim, gibi soruların cevap bulduğu bir gece olmalıdır. Çocuklarımızla beraber yeni yıla hayırlı bir başlangıç teşkil edecek şekilde geçirilmelidir. Zarardan, kayıplardan kurtulmak için karar gecemiz olmalıdır. Kısacası hem geçmişe hem de geleceğe bakma ve karar verme gecemiz olmalıdır. Misyonerler, her fırsatı değerlendirirken, bize uyumak yakışmaz. Oyalanmak, oyun oynak yakışmaz. Kur’an: “Yahudilerin ve hıristiyanların yanında izzet aranmaz, izzet Allah’ın yanındadır.” diyor. Peygamberimiz de başkalarına uymayı hoş görmemiştir. Kimliğimizi, kişiliğimizi inkâr edemeyiz. İslâm kimliğimizi muhafaza etmeliyiz. Yoksa, yok olur gideriz. Kimliksiz oluruz. Bundan önce büyüklerimiz, yılbaşına itibar etmezlerdi, iltifat etmezlerdi. Hatta dükkanını, vitrinini süsleyenlerden alışveriş etmezlerdi. Peki ne yaparlardı? – Mekke’nin fethini kutlarlardı. – İsa (a.s)’in doğum günü, İsa peygamberi hayırla yâd ederlerdi. – Geçen bir yılı, iyi ve kötü yönleriyle değerlendirirlerdi. – Gelecek yıl için plânlar yaparlardı. Biz de onlar gibi düşünüp, onlar gibi yılbaşını geçirebiliriz. İslâm alimlerine göre de; “Bir müslümanın başkalarının bayramlarına ilgi duyması, onların âdetlerini benimsemesi, başka bir dinin özelliği olan işi, kendi ihtiyarı ile yapması caiz değildir.” Bunun için yılbaşında farklı davranamayız. – Özel sofra kuramayız, özel bir şekilde eğlenemeyiz. -Gençlerin ve çocukların bir araya gelerek günahla tanışmamaları için dikkatli olmamız lâzım... – Mekke fethedilirken, Fetih sûresi okuna okuna Mekke’ye girilmiştir. Bizim de yavrularımızın ve sevdiklerimizin gönlünün fethi için, Fetih sûresini okuyalım. Ayrıca Allah Rasûlünün ve Mekke’nin fethine katılan 10,000 sahabenin ruhuna, fetih sırasında müslüman olanların ruhuna fatihalar okuyalım. Bir de Peygamber İsa(a.s)’ın, onu dünyaya getiren iffet âbidesi Hz. Meryem’in ruhuna da fatiha okuyalım. Bakın böylece rezaletlerin yerine faziletler nasıl yer alıyor. Sonra kimi fazilet üretir, kimi rezalet üretir… Yani istenirse içkili, danslı, israf ederek, günaha girerek gün kutlanır. İstenirse Kur’an okuyarak, dua ederek, hayırlı ömür diliyerek günü kutlarsın. Yılbaşında, yeni yılın hayırlı olsun, Rabbimiz bu yılda hayırlı işler nasip etsin, kaza belâdan korusun, demenin hiçbir sakıncası yoktur. Biz böyle der, böyle kutlarız.– Yeter ki, günaha girilmesin. – Yeter ki, Allah’a isyan edilmesin. – Yeter ki, güzel işler yapılsın. Cenabı Allah’tan mutluluklar ve hayırlar dilensin. Uzunkaya, "Yapılan yanlışlıklardan biri de Noel Baba’nın ön plâna çıkarılmasıdır dedi. Noel Baba, hıristiyanlıkla ilgili bir efsanedir. Hediye veren, dostluğu simgeleyen barış elçisi olarak takdim edilir. Bu milletin Noel Babaya ihtiyacı yoktur. Dede Korkut’u, Yunus’u, Mevlana’yı, Nasreddin Hoca’yı, Hızır (a.s)’ı tanımadan çocuklarımız Noel Babayı tanıyor. Noel Baba tanıtılıyor. Biz buna mani olamıyoruz. Noel Baba, kapıdan değil bacadan giren bir hırsızdır. Benliğimizi çalmaktadır. İmanımızı çalmaktadır. Noel Babanın babalığı, gayri meşrudur. Her müslüman, Noel Babanın babalığını red ederek, hıristiyan olmadığını haykırmalıdır ve isbatlamalıdır. Bugün yabancılaşmanın, yabancılaştırmanın ve misyoner faaliyetlerinin boyutu korkunçtur. Aile yuvalarımız çökertiliyor, müstehcenlik yayılıyor. Yavrularımız elden çıkıyor, evden uzaklaşıyor. Kendimize gelmemiz lâzım, uyanık ve tepkili olmamız lâzım ki, değerlerimizi ve kendimizi koruyalım. Piyango ;konusuna da değinen Yeniden Refah Partisi Sungurlu İlçe Başkanı Serkan Uzunkaya ; Bir çılgınlık da piyango meselesidir. Önce piyangonun başındaki “milli” kelimesinin çıkarılması lâzım. Kumarın millisi mi olur? Meşrusu mu olur? İnananı da inanmayanı da bilet alıyor. Önce müslüman kumar oynamaz. Kumar, büyük günahlardandır. “Şeytan işi pislik”tir... Müslüman bilet alamaz...“Kendisine çıkacağını %100 bilse de gene almaz. Piyango kumardır. Cenab-ı Allah haram kılmıştır. Müslüman kumar oynamaz...” “Size de çıkabilir, almazsanız çıkmaz” diye devlet eliyle kumar teşvik ediliyor. Psikolojik yıkımlara sebep olunuyor. Birileri toplumda böyle bir yıkım yaparsa, zarar verse, devlet böyle bir yıkıma sebep olanlara dur demelidir. Devletin görevi, ucuz yoldan kazanmayı, alınteri dökmeden kazanmayı veya psikolojik yıkım yapılmasına teşvik değildir. Piyango ümit kapısı olarak gösteriliyor. İnsanımızın ruh sağlığı bozuluyor. Bir de milletin dürüstlüğü ahlakı bozuluyor. Sözlerine Yıl başında ne yapmalıyız nasıl hareket etmeliyiz konusuna açıklık getiren Uzunkaya; – Acizlik, çaresizlik göstermeye devam mı edeceğiz. Yoksa, kendimize mi geleceğiz? Böyle zamanlar hepimiz için bir imtihan… – Noel mi kutlayacağız, yoksa Mekke’nin fethini mi kutlayacağız? Bu bir tercih meselesidir. – İsa peygamberin kemiklerini sızlatacak şekilde mi davranacağız, yoksa iffet abidesi Hz. Meryem’in ve kıyamet kopmadan önce gelip; haçı putu kıracak, domuzu öldürecek olan İsa(a.s)’ın ruhuna bir fatiha ve üç ihlas mı okuyup, ruhlarına mı bağışlayacağız? Farklı iş yapmalıyız, farklı düşünmeliyiz. Biz müslümanlar olarak, Hz. Meryem’e saygı duyarız, iffetli olduğuna inanırız. – Millet olarak her yıl başının bedeli çok ağır oluyor. Maddî, manevî kaybımız çok oluyor. – Bu gece başlayacak kötü alışkanlıklara müsaade etmemeliyiz. Mutlu bir azınlık, Avrupa’ya gidecek eğlenecek. Bu ne duyarsızlık... – Böyle bir kriz ortamında: -Yılın ilk günü tatil edilecek. -Hediyeler alınıp sunulacak. -Vitrinler süslenecek, vitrinlere Noel Baba oturtulacak. -Sokaklarda hindiler ve soytarı kılığında Noel Babalar dolaşacak, böyle müslüman kimliğimizle bağdaşmayan şeyler olacak. Gelin kim ne yaparsa yapsın, biz doğrusunu, güzelini faydalısını yapalım, günaha girmeyelim. – Bir yıllık işlerimizi, amellerimizi gözden geçirelim. Neyi nasıl yaptık, nasıl yapsaydık diyerek kendimizi sorgulayalım. – Gelecek yıla ait ne yapalım ne yapmayalım, nasıl bir hayat tarzı seçelim. Geçmişin hata ve yanlışlıklarından nasıl kurtulalım? Bunun yollarını arayalım. – Bakalım İsa peygamberin getirdiklerinin neresindeyiz? Durumumuz islâm peygamberinin getirdiklerine ne kadar uyuyor. Bunu gözden geçirelim. Bizi gören, bize ne der? Buna dikkat edelim. – Şu halimizle kime benziyoruz? Durumumuzu bir öğrenelim. – Bugüne kadar baş olacağımız yerde kuyruk olmakla, hıristiyanları taklid etmekle ne kazandık. Bunun hesabını yapalım. – Hıristiyanlara emir kulu olmayalım, el açmayalım... -İslâm âlemine baş olmak varken, hıristiyan âlemine kuyruk olmanın ne anlamı var... Sizlere nice nice yıllara diyorum. Rabbim sağlık sıhhat içinde yeni yıllara kavuştursun inşallah... Rabbim! hepinize hayırlı bir ömür versin. Yeni yılınız mübarek olsun. Bu yılda Rabbim tüm inananları korusun. Sağlıklı ve hayırlı bir ömür versin. Sözlerine; Allah Resul’ü Hz Muhammed’in “Hayatım hayatınızdır,Ölümüm de ölümünüzdür “ sözleri ile nokta koyan Uzunkaya; Gönüllerin fethi niyazıyla Allah bizi Rasûlünün şefaatinden mahrum etmesin. 1 Ocak, Mekke’nin fethinin yıldönümüdür. Yabancılaşmamanın, yozlaşmanın alternatifidir. Kimliğini ve benliğini kaybetmemiş olanlara mübarek olsun. Mekke fethinin yıldönümü mübarek olsun. İnananlara nice nice fetihler nasip etsin Cenab-ı Allah"

Paylaş:

İlgili Haberler

Yorum Yap